Gaziantep Barosu Başkanı Şarklı: Maske dağıtmayı dahi beceremeyen bir sosyal devletle karşılaştık

Gaziantep Barosu Başkanı Şarklı: Maske dağıtmayı dahi beceremeyen bir sosyal devletle karşılaştık

Gaziantep Barosu Başkanı Bektaş Şarklı, “Beklediğimiz, o anayasadaki sosyal devleti ben kendi adıma veya toplumla temas ettiğim hiçbir kesimde göremedim. Maske dağıtmayı dahi beceremeyen sosyal devletle karşılaştık” dedi.

Pusula Gazetesi’nden Mehmet Torun’a konuşan Gaziantep Barosu Başkanı Bektaş Şarklı, son günlerde kadın cinayetlerinde yaşanan artışa dikkat çekti. Şarklı, “Pandemi sürecinde insanlar evine kapandı ama aile içi şiddet artarak devam etti. Kadına yönelik şiddetin bir türlü önüne geçilemiyor. Bununla ilgili ciddi anlamda tedbirler alınamıyor. Kadın Türk toplumunda hala olması gereken yerde değil. Ekonomide bunun sebeplerinin başında geliyor. Bununla ilgili tedbir alması gereken siyasi iktidarın da zamanında ve yerinde tedbir almadığı düşüncesindeyim. Her kadın cinayetinden sonra bakanlıkların, cumhurbaşkanlığın yaptığı açıklamalar sadece açıklama düzeyinde kalıyor. Netice itibariyle de bu sorunun önüne geçemiyoruz” dedi.

“ULUSAL YAS İLAN EDİLSİN”

Yaşanan kadın cinayetlerinden sonra bir gün ulusal yas ilan edilmesi teklifinde bulunan Baro Başkanı Şarklı, “Ciddi bir sorun, ciddi bir sıkıntı. Şunu teklif ediyorum: Bir gün bir kadın öldürüldükten sonra ulusal yas ilan edilsin. Tüm yetkililer bir düşünsünler. Ne yapılması gerekiyor? Eğitimse eğitim, ekonomiyse ekonomi. Bunları oturup, sahada çalışan emniyetiyle, avukatıyla, hakim, savcısıyla, akademisyeniyle ciddi bir proje ve takibinde uygulamanın nasıl olduğunun ciddi olarak denetlenmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Emniyet ayağından tutun, adliye boyutuna yeteri kadar ilgilenilmediğini sorunların çözülemediğini savunan Şarklı, şunları kaydetti: “Öldürülen her kadının cebinde uzaklaştırma kararı var. Ama bir türlü o kadın cinayetlerinin veya fiziksel şiddetin önüne geçilemiyor. Türkiye bunu aşmak istiyorsa, başta eğitimini, sonra kadınların ekonomik anlamda yaşantısını düzenleyecek. Ondan sonra ancak Türkiye’de bu anlamda uzun vadeli bir çalışma yapılması gerekecek” diye konuştu.

“SÜRECİ SAĞLIKLI YÜRÜTEMEDİLER”

Hükümetin pandemi sürecini sağlıklı yürütemediğini ifade eden Şarklı, “Sürecin başından bu yana yoksul halk için, Organize Sanayi Bölgesi’nde çalışan veya küçük esnaf ölçekli işletmelere bu anlamda devletin örneğin parasız elektrik, su vermesini, kira gelirlerinde yardımcı olmasını istedik. Alım gücü olmayan sadece maaşla geçinen insanlara yardım paketleriyle bu süreci bertaraf etmeye çalıştılar. Türkiye’de tam tersi oldu. Elektrik faturaları ödenmeye devam etti. Sigorta masrafları halen ödenmeye devam ediyor. Bu anlamda siyasi iktidarın yeterli desteği verdiği düşüncesinde değilim” dedi.

Şarklı, “Son 1 hafta içerinde Gaziantep’te 5’e yakın insan intihar etti. Bu işin başka bir boyutu. Psikolojik olarak da insanlarda travma yarattı. Beklediğimiz, o anayasadaki Sosyal Devlet’i ben kendi adıma veya toplumla temas ettiğim hiçbir kesimde göremedim. Örneğin c Ekonomik anlamda da bakkalından tutun, köylüsü, işçisinden tutun Organize Sanayi Bölgesi’nde ciddi anlamda vakalara rastlanıldı. Bununla ilgili gerekli tedbirlerin alınmadığı düşüncesindeyim. Bir yandan üretim, ekonomi elbette olmalı devletin temel görevi insanı yaşatmaktır. Bu anlamda da Gaziantep’in risk anlamında ciddi artışlar göstermesi sürecin iyi yönetilmediği düşüncesindeyim” diye konuştu.

“BU SÜREÇ DAHA KOLAY ATLATILABİLİRDİ”

Pandemi döneminden Türkiye’nin çıkarması gerektiği dersi de ifade eden Şarklı, şöyle konuştu: “Bu pandemi sürecinde Türkiye’nin çıkaracağı en önemli sonuç: tek başınıza merkezi idare aracılığıyla, yerel yönetimlerin, meslek örgütlerinin bu sürece katılmaması halinde aslında yaşadığımız sıkıntının temelini ben burada görüyorum. Bu süreç daha kolay atlatılabilirdi. Ama bu süreç dayanışmayla, birlikte hareket etmekle, uzlaşmayla tüm insanların elini taşın altına koymasıyla atlatılabilecek. Sadece bir insanın iki dudağının arasında Türkiye yönetilemez.”

Photo of the Remarkables mountain range in Queenstown, New Zealand.
Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?