Konukoğlu: Dünya dursa 2020’yi atlatırız, 2021’de yaraları sararız, 2022’de normale döneriz

Konukoğlu: Dünya dursa 2020’yi atlatırız, 2021’de yaraları sararız, 2022’de normale döneriz

Başkanlık görevini kardeşi Adil Sani Konukoğlu’na devretmeye hazırlanan Sanko Holding Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Konukoğlu, “2020’ye yüzde 25 büyüme hedefiyle girmiştik. Mart 15’ten sonra tüm hedeflerimiz tepetaklak oldu. 2020 kayıp yıl olur. Yılı küçülmeyle kapatırız ama nakit pozisyonumuz güçlü. 2020’de dünya dursa yılı atlatırız. 2021’de yaraları sararız, 2022’de normale döneriz” dedi.

Capital Dergisi’ne açıklamalarda bulunan Zeki Konukoğlu, 2020’ye yüzde 25 büyüme hedefiyle girdiklerini söyledi. Bu hedeflerini salgının ilan edildiği mart ortasına kadar da neredeyse tutturduklarını belirtti.

Mart 15’ten sonra ise tüm hedeflerinin tepetaklak olduğunu söyleyen Konukoğlu, 2020’de dünya ticaretinin yüzde 15-20 bandında küçüleceğini öngörüyor. Kendilerinin de yılı küçülmeyle kapatacağını söyleyen Konukoğlu, en büyük avantajlarının 2020’ye en kötü senaryoyu baz alarak sıkı tedbirlerle girmeleri olduğunu belirtti. İşte bu nedenle Konukoğlu, nakit sıkışıklığı yaşamadıklarını, 2020’de dünya dursa Sanko’nun yılı atlatacağını söyledi.

Müşterilerinden olan yaklaşık 1 milyar TL’lik alacağını 60 gün bedelsiz erteleyen grup, her çalışanına 1.000’er TL ek ödeme yaptı. Gaziantep’teki hastanesine korona nedeniyle başvuranlardan en başından beri ücret talep etmedi. 26 milyon TL’yi aşan yardımla pandemi sürecinde tüm toplumu destekledi. Konukoğlu, “Bu yıl büyük para kaybedebiliriz ama gelecekte de olmaya devam edeceğiz” dedi.

2019 nasıl geçti? Ciro ve ihracatta nereye ulaştınız?

Genel olarak 2019, gerek Türkiye’de gerek dünyada ekonomilerin zorlandığı bir yıl olarak geride kaldı. Amerika’dan Avrupa’ya her coğrafya ve her ülke 2019’u kayıplarla, durgunluklarla kapattı. Amerika yaşadığı ekonomik sorunların üstesinden gelmek için Çin’le ekonomik savaş başlattı. Bunda da önemli kazanımlar elde etti. Türkiye’de biz de 2019’da bir hayli zorlandık. Dövizdeki beklenmedik artışlar, özellikle yılın ortasından itibaren faizlerdeki aşırı tırmanış, piyasalarda istikrarsızlığı beraberinde getirdi. Sonrasında hükümetin aldığı önemli kararlar, bu yükleri önemli ölçüde hafiflettiyse de 2019’un ikinci yarısında iş dünyası zorlu günler yaşadı. Genel olarak bütçelerdeki cirolara ulaşılamadıysa da asıl problem cirolardan ziyade kârda yaşandı. Herkes üretti, aldı sattı ancak bilançonun dibine baktığımızda ortada kârlılık adına ‘Olumlu şeyler oldu’ diyemiyoruz. Tüm bu zorluklara rağmen 2019’da yüzde 16,3 oranında çift haneli büyüme gerçekleştirdik ve grup ciromuzu 9,3 milyar TL’ye taşıdık. İhracatımız da 500 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Peki 2020’ye girerken nasıl bir yıl bekliyordunuz? Bütçe hedeflerinizi nasıl yapmıştınız?

Her yıl kasım ayında bütçemizi tamamlarız. Kasım 2019’da 2020’ye dair en az yüzde 20-25 büyüme hedefi belirlemiştik. Mart ayına kadar da fena gitmedik, hedeflere çok yaklaşmıştık. Mart 15’ten sonra pandemiyle birlikte hedefler tepetaklak oldu. İhracatta önce müşteriler ne yapacağını bilemedi. Müşteriye ne diyeceksiniz? Ticaret durdu. Neresinden bakarsanız bakın Avrupa, en büyük pazarımız. Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 60’ı Avrupa’ya, yüzde 15-20’si Amerika’ya. Avrupa durdu, Amerika enteresan şekilde çok iptal etmedi. 2020’de dünya ticaretinde yüzde 15- 20 küçülme olur. Sanko’nun 2020 cirosunda kesinlikle küçülme olur. Oranı bilemiyoruz şu an. Hala hayata tozpembe bakanlar var ama durum çok kötü. Piyasalar toparlanınca biz de yeniden büyümeye geçeriz.

Peki toparlanma ne zaman olur?

2020’ye hem ciro hem ihracatta daha umutlu başlamıştık. Nisan-mayıs aylarında daralma oldu. Bu daralmadan bir sonraki yılın üretimi bile etkileniyor. Tekstil sektöründe yaz sezonu üretimi depolara kaldırılıyor. Bu yaz, kayıp. Sezonlar sonbaharla açılacak. Bu yıl 2021 yazını bile negatif etkileyecek.

Siz de evden çalışıyorsunuz. Bir gününüz nasıl geçiyor bu süreçte?

İnanması zor ama korona virüsü günleri sandığımızdan çok daha yoğun ve tempolu geçiyor. Evde nasıl çalışacağız, ne kadar verimli olabileceğiz derken bir de baktık ki evden çalışmak o kadar da zor değilmiş. Korona virüsü beklenmedik bir ivme yapınca bizler de yönetim olarak alabileceğimiz tedbirleri ve bu dönemde nasıl verimli olabileceğimiz konusunda çalışmaya ve fikirler üretmeye başladık. Sanko’nun ana sektörlerini tekstil, enerji, çimento, ambalaj ve gayrimenkul oluşturuyor. Tüm şirketlerimize bu dönemde gerek üretim alanlarında gerek pandeminin ortaya koyduğu yeni ihtiyaçlar konusunda proje üretme ve fikir geliştirme görevi verdik. Her sektör kendi içinde neler yapabileceğini araştırmaya başladı. Enteresan bir şekilde farklı fikirler ortaya çıkıyor.

Bu krizi yaşanan önceki krizlerle kıyaslarsanız nasıl bir değerlendirme yaparsınız?

116 yıllık geçmişimizde Dünya Savaşı, İstiklal Savaşı, İkinci Dünya Savaşı ve sonrası, Kıbrıs Harekatı gibi çok zor günlerden geçtik. Her kriz yaşanırken ağır faturalar ödetiyor. Halkın ve devletin önemli kayıpları oluyor. Ancak tarihimiz boyunca atalarımızın başardığı gibi bugün de bizlerin kuşağı her defasında krizli dönemlerden kuvvetlenerek çıkıyoruz.

Ne gibi kararlar aldınız?

İlk aldığımız karar, bu zor dönemde çalışanlarımızı korumamız gerektiği oldu ve hiçbir şirketimizden hiçbir çalışanımızı işten çıkarmama kararı aldık. Sonrasında maske, dezenfektan ve ek hijyen gereksinimleri gibi günlük yaşantımızda alışık olmadığımız ihtiyaçlar ve hatta ek gıda, vitamin harcamalarının kendilerini zorlayacağı düşüncesinden hareketle, taşeron şirket çalışanları dahil tüm çalışanlara 1.000’er lira destek paketini uygulamaya aldık. Gaziantep’te 2 binadan oluşan 600 yataklı çok iyi tıbbi donanıma sahip modern bir hastanemiz var. Sanko Üniversitesi bünyesindeki hastanenin bir binasını tamamen pandemi hastalarına tahsis ettik. Bununla ilgili her türlü tedbiri aldık ve tıbbi donanım sağladık. İlk günden itibaren korona virüsü şikayetiyle gelenlerden ücret talep etmedik. İşletmelerimizin bulunduğu kentlerde valilikler ve kaymakamlıkların organizasyonuyla ihtiyaç sahibi olduğu belirlenenlere 10 binlerce gıda paketi yardımında bulunduk. Hastanemizde verilen ücretsiz hizmet haricinde yaklaşık 26 milyon TL’lik yardım yapmış olduk.

Tedarikçi ve müşterilerinizle olan ticari ilişkinizde sorunlar oldu mu?

Korona virüsü sorunun ciddiyetinin belirgin olarak anlaşılmasıyla piyasalarda büyük bir huzursuzluk ve tedirginlik başladı. Müşterilerimiz arasında ödeme sıkıntısı endişesine kapılmaya başlayanlar oldu. Onlar da kendi müşterilerinden tahsilatta zorlanınca, ödemeler konusunda endişeye düştüler. Hemen müşterilerimizdeki alacaklarımızı 60 gün erteledik, vade ve fiyat farkı veya masraf istemedik. Kolay değil, yaklaşık 1 milyar TL’lik alacakları 60 gün vade farkı ve masraf almadan ötelemek gerçekten mali olarak yapılması kolay olmayan bir özveri. Bu rakamı bankalardan alsalardı 45 milyon TL faiz öderlerdi. Böyle bir rahatlama sağladık. 1 milyar TL’lik alacağı öteledik. Bu yıl büyük para kaybedebiliriz ama gelecekte de olmaya devam edeceğiz.

Nakit akışı sorununu nasıl çözüyorsunuz?

2020 yılının bu kadar vahim olacağını düşünemedik ama kolay bir yıl olmayacağına da emindik. Aldığımız tedbirler bizi rahatlıkla götürüyor. Tedbirleri alırken her zaman en kötü senaryoya göre tedbir alırız. Bu nedenle şu an nakit sıkıntımız yok. 2020 yılında nakit akışıyla ilgili kesinlikle kaygımız yok, en kötü senaryoya hazırdık. Dünya dursa 2020’yi atlatırız. İkincisi piyasaya nefes ve moral vermek, piyasaların güven içinde olmasına destek olmak için bu dönemde de asla fiyat artışı yapmadık. Hatta bununla yetinmeyip yeni siparişlerin vadesini fark almadan 60 gün uzattık. Tekstil fabrikalarımızı seferber ettik, her türlü imkanı kullanarak, standartlara uygun ve defalarca yıkanıp kullanılabilen pamuklu kumaştan maske üretmeye karar verdik. Sağlık Bakanlığı ve Devlet Malzeme Ofisi’ne 7 milyon 500 bin kullanımlık maskeyi bila bedel olarak teslim ettik.

Tekstil, enerji, ambalaj, çimento ve gayrimenkul gibi çok önemli sektörlerdesiniz. Kapasite kullanım oranlarınız nasıl?

Tekstilde yüzde 50’ler seviyelerine kadar düşmeye başladık. Çimentodaki talep azalması üretim kapasitelerimizi zor durumda bırakıyor. Görünüyor ki gerek tekstilde gerek çimentoda uzun durağanlıklar yaşanacak. Hijyen şartlara daha fazla ihtiyaç duyulması nedeniyle ambalajda üretim seviyelerinde herhangi bir daralma söz konusu değil. Gayrimenkulde ise çıkanın yerine yeni kiracı bulmak çok zorlaştı. Gaziantep’teki AVM’mizi, durumlar normalleşene kadar kapatma kararı aldık. AVM açılışımızı Ramazan Bayramı sonrasına bıraktık. Enerji sektöründe üretime dönük tüketimler önemli ölçüde azaldı. Üretimimiz kesintisiz devam ediyor.

2021 yılına bakışınız nasıl?

Piyasaların bir anda normale dönmesini beklemek fazla iyimserlik olacaktır. Bu konuda farklı fikirler olsa da 2020’nin kayıp bir yıl olduğu, 2021’de yaraların sarılacağını ve daha sonraki yılda etkinin ortadan ancak kalkabileceği kanaati bende de yaygın.

Photo of the Remarkables mountain range in Queenstown, New Zealand.
Sosyal Medyada Paylaşın:

BİRDE BUNLARA BAKIN

Düşüncelerinizi bizimle paylaşırmısınız ?